Suriyeli anne “ekmek teknesi” ile örnek oluyor
Ülkelerindeki savaştan kaçarak Mardin'e yerleşen Suriyeli Fatma Hamdo, savaşta kaybettiği eşinden geriye kalan 4 çocuğu için açtığı dükkanda yaptığı sac ekmeği satarak geçimini sağlıyor.
Suriyeli anne “ekmek teknesi” ile örnek oluyor

Yaklaşık 5 yıl önce Suriye’deki savaşta eşini kaybettikten sonra 4 çocuğu ve kız kardeşiyle birlikte Mardin'e göç eden Suriyeli Fatma Hamdo, çarşı merkezinde açtığı dükkânda sac ekmeği satıyor.

Kendi yoğurup, kendi pişirip, kendi sattığı ekmeklerle ailesini geçindiren cefakâr anne, kimseye muhtaç olmamanın mutluğunu ve gururunu yaşıyor.

Suriye’deki 8 yıllık kanlı savaşın acı bilançosundan geriye acı, gözyaşı ve umutsuz hayatlar kaldı. Kimi eşini, kimi çoluk çocuğunu, kimi de her şeyini kaybettiği 8 yıllık savaşın ardından geriye binlerce Suriyeli kadınların gözyaşları ve acılarla dolu hayat hikâyeleri kaldı.

Binlerce kadından biri olan Suriyeli Fatma Hamdo, geçmişte kendi evinin sultanı olarak huzur içinde yaşarken, bugün eşsiz ve yurtsuz yaşamak zorunda kalıyor.

Savaşın kendisine yaşattığı onca acıya rağmen yılmayan ve geldiği Mardin’de çocuklarını geçindirmek için ayakta kalmaya çalışan Fatma Hamdo, örnek bir anne profili sergiliyor.

“Sac ekmeği satarak çocuklarımı geçindiriyorum”

Acı dolu hayat hikâyesini İLKHA muhabirlerine anlatan Fatma Hamdo, Yaklaşık 5 yıl önce 4 çocuğu ve kız kardeşi birlikte Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığındıklarını ve ardından Mardin’e yerleştiklerini, bir yıldır da açtığı dükkânda sac ekmeği yaparak ailesini geçindirdiğini söyledi.

Mardin’e yerleştikten sonra kimseye muhtaç olmamak ve kendi ayakları üzerinde durabilmek için iş arayışına girdiğini söyleyen Fatma Hamdo, “4 çocuk ve kız kardeşimle Mardin’e yerleştikten sonra ne iş yapacağımı bilmiyordum. Bir anda Suriye’de yaptığımız sac ekmek aklıma geldi. Sac ekmeği yapıp satmaya karar verdikten sonra çarşıda bir dükkân kiraladım. Yaklaşık bir yıldır burada ekmek satarak çocuklarımı geçindiriyorum.” diye konuştu.

“Hem yoğuruyoruz, hem pişiriyoruz, hem satıyoruz”

Sac ekmeğinin yapılışını anlatan Fatma, “Sabah kız kardeşimle gelip ilk önce hamurumuzu yoğuruyoruz. Hamur pişirme kıvamına geldiğinde ocağımızı yakıyoruz. Ocak ısındığında bir ekmeğe yetecek kadar hamur kesiyoruz ve iyice açıp sacın üzerine bırakıyoruz. Tabi ekmeği üzerine bıraktığın anda yanmaması için birkaç defa çevirmek gerekir. Çevrilmediği takdirde ekmek çok ince olduğu için yanar. Pişen ekmeklerin soğumaması için temiz bir bezle sarıyoruz. Müşteri geldiğinde kaç ekmek isterse kendisine satıyoruz. Yani burada 3 işi birlikte yapıyoruz. Hem yoğuruyoruz, hem pişiriyoruz, hem satıyoruz.” dedi.

“İnsanın alın teri ile kazandığı gibisi yoktur”

Kimseden dilenmemek ve el açmamak için dükkânı açtığını belirten Anne Hamdo, son olarak şunları söyledi:

“Çocuklarımın geçimini sağlamak için bu dükkânı açtım. İnsan kendi alın teri ile kazandığı gibisi yoktur. En hayırlısı da odur. Burada kız kardeşimde yanımda çalışıyor. Burada abla ile kız kardeş olarak kendi alın terimizle hamurumuzu yoğurup, ekmeğimizi pişirip satıyoruz. Allah’a şükürler olsun çocuklarımı geçindirecek kadar kazanıyorum. Müşteri potansiyeline göre günde ortalama 50-60 ekmek yapıp satıyoruz.”

“Aileye katkı olsun diye gelip alıyoruz”

Sac ekmeği almaya gelen vatandaşlardan Ercan Kasap da “Burada ki Suriyeli ailemiz yaptıkları sac ekmeğinin hamurunu kendileri yoğuruyor, kendileri pişiriyor ve kendileri satıyor. Sac ekmeği hem lezzetli olduğu için hem de aileye katkımız olur düşüncesiyle gelip alıyoruz. Ekmeklerinden çok memnunuz. Buradaki Suriyeli bacımız sac ekmeği satarak kız kardeşine ve 4 çocuğuna bakmaktadır. Allah yardımcıları olsun.” dedi. (M. Salih Keskin, Mehmet Aslan – İLKHA)



Kategori: Güncel