Toplumun mihenk taşı: Aile
Mardin’de düzenlenen “Aile” konulu panelde Batı’dan ithal edilen kanunların Müslüman topluma uymadığına dikkat çekildi, evliliklerdeki gerçek mutluluğun formülü 5 madde (sevgi, saygı, sabır, sadakat, sorumluluk) olarak açıklandı.
Toplumun mihenk taşı: Aile

Mardin Artuklu Üniversitesi İdeal Gençlik Topluluğu, Toplumun mihenk taşı: Aile” başlıklı panel düzenledi.

Mardin İl Müftülüğü konferans salonunda yapılan panel, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı, ilahilerin seslendirmesiyle devam etti. İlahilerin ardından konuşmacılar sahneye davet edilerek, panele geçildi.

Moderatörlüğünü İl Vaizesi Ayşe Çiçek yaparken, Avukat Susan Ayyıldız “Günümüzde Ailenin Durumu”, Ömerli İlçe Vaizesi Merve Safalikoğlu “Aile Kurmanın Önemi” ve Nisanur Dergisi Yazarı Sümeyye Şani de “Ailede Mutluluğun İstikrarı” başlıklarında birer konuşma yaptılar.

Mutlu ailenin formülü: 5S

Kadınlara yönelik düzenlenen panelde, ailelerin yaşadığı sorun ve sıkıntılara değinildi, gerçek mutluluğun formülü 5 madde (sevgi, saygı, sabır, sadakat, sorumluluk) olarak açıklandı.

“Aile konusu mü’minlerin temel konusudur”  

Panelde ilk sözü olan Ömerli İlçe Vaizesi Merve Safalikoğlu, huzurlu ailenin önemine değinerek, “Huzur için aile kurmak istiyoruz, mutluluk için değil. Allah Resulü, ‘Evlenin, çoğalın, sizin çokluğunuzla ben övüneceğim:’ diyor. Peki, bizler bir aileyi nasıl kuracağız ve nasıl sağlamlaştıracağız? Birincisi okumakla olmaz ama okumadan da olmaz. Aile ile ilgili onlarca kitap var, onları önünüze alıp bir bilgi yığını yaparsanız ve uygulamaya koymazsanız bir fayda göremezsiniz. Okuyacağız ve okuduğumuzu uygulamaya geçireceğiz. Çocuklarımıza bir şey söylemektense onlara rol model olmak çok daha önemlidir. Eğer ailede huzur yoksa orada ideal bir mü’min bir tipinin var olması çok zordur.  Çocuk da yetişmez orada ama anne-baba bireylerin de huzursuzluk üzerine Allah ile inşa edecekleri sağlıklı bir ilişkinin olması çok zordur.  O yüzden aile konusu mü’minlerin temel konusudur. ” diye konuştu.  

“İsviçre’den alınan ‘Medeni Kanunu’ bize uymadı”

Ailenin toplumun prototipi olduğunu kaydeden ve panel başlığının da çok güzel olduğunu kaydeden Avukat Susa Ayyıldız, şunları söyledi:

“Ülkemiz maalesef kendi hazırladığımız konularla yönetilmiyor. Bu da bizim kanayan yaralardan bir tanesidir.  Cumhuriyetin ilanından sonra İsviçre, Fransa gibi ülkelerden kanunlar alınıp uygulanmaya başlandı. Bu aslında çok yanlıştı.  Çünkü elimizde tabiri caizse kapı gibi Mecelle vardı. Mecelle; İslam hukukunun medeni alandaki uygulamalarının yazılı olarak bir araya topladığı nadide eserlerdendir. Ancak eskiye dair her şey bir kenara bırakılarak modern ve çağdaş bir yasanın gerektiğine inanıyordu ve İsviçre Medeni Kanunu alındı. İsviçre kanunlarını ufak değişikliklerle beraber kullanmaya başladık, ancak bize uymayan çok şey vardı. En basitinden süt kardeşliği meselesi kanunumuzda yok. Bu nesep karışıklığına yol açacak ciddi olaylar çıkarmıştır. Bizim şu an kullandığımız kanun 2002'de yürürlüğe giren bir kanundur. Kanunlarda insanlar gibidir; doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Dolayısıyla değişikliğe açık olmaları gerekiyor. Çünkü toplum değişiyorsa onun düzenleyicisi olan kanunların da değişmesi gerekiyor. 2002 yılında düzenlenmiş bazı değişiklikler şu anki bazı problemlerimizin temellerini oluşturuyor.” 

“Son 10 yılda 1.3 milyon çift boşanmış”

Son yıllarda artan boşanma vakalarına da değinen Ayyıldız, “Son 10 yılda toplamda 1.3 milyon çift boşanmış. Bir kadın hiçbir sebep yokken ortada emniyete gidip ‘kocam bana şiddet uygulayabilir?’ diyerek uzaklaştırma talebinde bulunabiliyor. Bu da erkeğin 6 ay boyunca evinden ayrı kalması anlamına geliyor. Sonrasında ciddi sıkıntılar beraberinde getiriyor. 6 ay sonra erkek eve döndüğünde çok ciddi sıkıntıların yaşanmasına sebep oluyor. Veya bazen erkek artık hiç dönmüyor. Bence gençlerin evlenmeden önce eğitilmeleri için evlilik okulları yapılabilir.”

“Evlilik; Allah'ın emri, Peygamberin kavlidir”

Nisanur Dergisi Yazarı Sümeyye Şani de İslam'a göre evliliğin ibadet olduğunu ifade ederek, gerçek mutlu ailenin formülünü şu şekilde açıkladı:

“İslam'a göre evlilik bir ibadettir. Yani Allah'ın emri, Peygamberin kavlidir. Evlilik nimettir, çünkü sükûnet buluyor insan evlilikte. Bir devlettir, dindir. Çünkü hadiste geçtiği üzere dinin yarısını tamamlıyorsunuz. Peygamber Efendimizin dediği gibi ‘Dünya nimetlerinin en güzeli zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve bizi Müslümanca bir yaşamaya doğru yönlendirecek bir eş.’ Her nimetin bir külfeti vardır. Karşımızdakini kusursuz ve mükemmel beklemeyelim. Kusursuz bir eş ve evlilik boş bir hayaldir. Atasözünde geçtiği gibi ‘kusursuz dost arayan dostsuz kalır.’ Bütün insanlardan çok kendi eşlerimize ve ailelerimize değer vermemiz gerekir. Herkesten daha çok onlara kibar ve nazik davranmamız gerekiyor. Çünkü biz en çok onlarla vakit geçiriyoruz. Evlilikte gerçek mutluluğu 5S formülü ile belirledik. Birincisi sevgi, ikincisi saygı, üçüncüsü sadakat, dördüncüsü sabır ve beşincisi sorumluluktur. Sevgi, huzurun istikrarı için olmazsa olmazdır. Eşler birbirini Allah rızası için sevmelidir. Allah rızası için sabretmelidir. Sadakat ise doğruluk demektir. Eşlerin sözlerinde ve fiillerinde doğru olmalıdırlar. Sorumluluk ise hepsinin kilit noktasıdır.”  (M. Salih Keskin – İLKHA)





Kategori: İlim & İrfan