Advert
'Allah'a iman eden gençler, O'nun emrine uymak zorundadır'
İstanbul'da düzenlenen 'Aileden Topluma Mahremiyet Ölçüleri' temalı seminerde konuşan TESSEP Genel Koordinatörü Aynur Sülün, ' Zamanın en büyün cihadı hayasızlıklara karşı hayalı olmayı seçmektir. Eğer biz hayâlı, iffetli bireyler yetiştirebilirsek, bu zamanın cihadını yapmış oluruz. Galibiyet hayâ ve iffetin kurtuluşuyla olacaktır. Haya Sakınmaktır, korumaktır, kaçınmaktır.' dedi.
'Allah'a iman eden gençler, O'nun emrine uymak zorundadır'

MEHMET ERKAN YAVUZ/DOĞRUHABER

Tesettür Seferberliği Platformu (TESSEP) İstanbul Güngören'de "Aileden Topluma Mahremiyet Ölçüleri" konulu bir seminer düzenledi.

Güngören Kültür Merkezinde gerçekleştirilen seminere konuşmacı olarak TESSEP Genel Koordinatörü Aynur Sülün katıldı.

Allah'ın her şeye bir sınır çizdiğini belirten Sülün, mahremiyetin de belli sınırlarının olduğunu ve her yerde gerektiği şekilde bu ölçülere riayet edilmesi gerektiğini vurguladı.

İman et, ey siyaset!

“ERKEK VE KADIN SINIRLARI KORUMALI”

Kadın ve erkeklerin harama giden yolları tıkaması gerektiğini belirten Aynur Sülün, “Kadın, bakışlarıyla, yürüyüşüyle, ses tonuyla, söylemleriyle, davranışlarıyla erkeğin ruhuna girmeye çalışmamalıdır. Kadın tabiatı gereği beğenilmeyi ister, sahip olunmayı, erkek ise tabiatı gereği sahip olmayı ister. Bu duygu insan fıtratında vardır. Yuva kurmak ömür boyu bütünlüğün sağlanması içindir. Fakat bu duygular yabancı kimselere karşı davranışlara, yürüyüşe, sese, giyime etki ederse işte o toplumda zina başlar. Önce kalpler, zihinler zina eder, sonra beden zinaya kayabilir. Yüce Allah “Zinaya yaklaşmayın” buyuruyor. Yani ona karşı tedbir geliştirin. Önünü kapatın, sakın açmayın. Yani bir an etki altına kalıp yolunuzu şaşırabilirsiniz. Zinanın başlangıç noktası tahriktir. Tahrik edici ve tahrik olucu konuma düşmeyin. Onun için erkeklere de “Mümin erkeklere söyle gözünü harama bakmaktan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar“ buyuruyor. Gözler gördüğüne sahip olmak ister, arzular harekete geçer. Kişiyi kirletir, aşağılık duygulara kapılmasını sağlar. Allah muhafaza.” şeklinde konuştu.

İman et, ey siyaset!

 “BAYANLAR SOSYAL MEDYA KULLANIMINA DİKKAT ETMELİ”

“Erkeklerle kadınların arasında devamlı bir perdenin olmasını istiyor Rabbimiz.” Diyen Sülün, konuşmasına şöyle devam etti: “Haya perdesi. Davranışlara, söylemlere, yürüyüşe ağırbaşlılık giydirme. Niyetleri temiz tutmaya çalışma. Bir kadın kendisine yabancı olan bir erkekle sosyal medyada arkadaş olup yazışamaz, kanka olamaz, bir genç kız okulda erkeklerle kafede yemek yiyim, kanka olim, onlarla gülüp konuşayım, el kol şakaları yapayım dese dini bunu ona yasaklar, yapamaz. Haramdır, sırada yan yana oturamaz. O mahrem alanına Allah'ın haram kıldıklarını dahil edemez. İtibarı hayası oranındadır bir genç kızın. Erkekle arasında bir mesafe kattığı oranda erkek karşısında itibarını korumuş olur. O sınırları kaldırıp basit hareketlere girenler ise erkekler karşısında basitleşir. Haya duygusu bir genç kızın değerinin erkek karşısında korunması için, kadının basitleşerek ayak altı olmaması için verilmiş bir duygudur. Bu duygu kadına asalet kazandırır.” dedi.

“ZAMANIN EN BÜYÜN CİHADI HAYASIZLIKLARA KARŞI HAYALI OLMAYI SEÇMEKTİR”

Kadın ile erkeğin arasında daima bir sınırın olması gerektiğine vurgu yapan Sülün, “Yine bir erkek kızlarla flört edemez, aynı şekilde yazışmalara, söylemlere, şakalaşmalara giremez. Allah daima kadınla erkek arasında sınırların olmasını istemiştir. Allah Resulü “Bir kadın güzel koku sürer de erkek o kokuyu alırsa zina yapmış gibidir” buyuruyor, bırakın şakalaşmayı. Hayatı boyunca hiçbir kadınlar tokalaşmamış olan bir Peygambere iman eden bir genç kız, erkeğin şakayla da olsa kendisine dokunması, kendisini itmesi, eline vurması onun yanında gülmesi gibi hareketleri asla yapamaz. Onun için okul okuyan, memur olan genç kızlarımız Allah'ın katmış olduğu bu ölçüleri ne pahasına olursa olsun korumak zorundadırlar. Bedenlerini, gözlerini, davranışlarını, söylemlerini, dillerini korumak zorundadırlar. Her ne kadar günümüzde bu sınırlar birçok ortamda özellikle sosyal medya, okul ve işyeri ortamında kalkmış olsa da Allah'a iman eden gençler bu sınırlara Allah emrettiği için uymak zorundadır. Allah Resulü (as) zamanında kadınlar ve erkekler yolda geçerlerken karışık yürüklerini görüyor. Onları uyarıyor ve kadınların yol kenarından yürümelerini istiyor. Sahabe kadınları diyor ki o kadar kenardan yürürdük ki elbiselerimiz duvara sürtünmekten çabuk yırtılırdı. İşte bu hayadır, edeptir. Zamanın en büyün cihadı hayasızlıklara karşı hayalı olmayı seçmektir. Haya Sakınmaktır, korumaktır, kaçınmaktır.”

İman et, ey siyaset!

“AİLE SIRLARI DIŞARIYA VERİLMEMELİ, SIRLAR SAKLANMALIDIR”

Sosyal medya aracılığı ile insanların evlerinin içine varan mahrem şeyleri dahi paylaştığına dikkat çeken Sülün, “Bir de evin içi, evin dışındakiler için mahremdir, onun içindekilerin dışarıdakiler tarafından bilinmemesi gerekir. Bugün sosyal medya aracılığı ile insanlar yaşadığı her şeyi çok rahat paylaşıyor, meşru şeyleri de gayrı meşru şeyleri de. Sorun onun meşru olup olmaması değil; sorun paylaşılmasıdır. İşte yenilen, içilen şeyler, alınan hediyeler, gezmeler, tozmalar, gelen misafirler… Allah evin perdelenmesini isterken insanlar kendi elleriyle o perdeleri yırtıyor. Aile sırları dışarıya verilmemeli, sırlar saklanmalıdır. Bir kadına kocasının ayıpları da güzellikleri de boynuna emanettir. Bu emaneti ömrü boyunca saklamalıdır. Bunu başka kadınlar arasında deşifre edemez. Yüce Allah “Onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz” buyuruyor. Yani her şeyini kapatıcı. Kadınlar bugün ya özendirme amaçlı, ya da dert anlatma amaçlı kocalarının neyi varsa döküyor. Yüce Allah bunların hepsini yasaklamıştır.” ifadelerini kullandı.

Kategori: İlim & İrfan
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal