Advert
Birlikte engelleri aşan iki arkadaşın azim dolu yaşam öyküleri
Aynı yıl içinde, bir ay aralıklarla bedensel engelli olan Bayram Tutkaç ve Ferhat Bozkurt isimli iki arkadaş, engelleri beraber aşarak, dernek kurup diğer bedensel engellilere umut oldular.
Birlikte engelleri aşan iki arkadaşın azim dolu yaşam öyküleri

Bitlis'te engelli iki arkadaş, birlikte engelleri aşıp, dernek kurarak diğer bedensel engelli arkadaşlarına umut oldular. Bayram Tutkaç ve Ferhat Bozkurt isimli iki arkadaş, 25 yıl önce tanıştılar. Her iki arkadaş da iş hayatlarına basın sektörü olan matbaada çalışmakla başladılar. Karşılıklı ama farklı matbaalarda çalışan her iki arkadaş, tanışıp arkadaş oldular. 1999 yılında, bir ay aralıklarla biri trafik kazası, diğeri de ateşli silahla yaralanma sonucu bedensel engelli oldular. Hayatın tüm zorluklarına, karşılarına çıkan ve çıkartılan tüm engellemelere rağmen, azimle çalışarak engelleri aştılar. Omuz omuza veren her iki arkadaş, kurdukları dernek vesilesiyle kendileri gibi bedensel engelli olanlara umut oldular.

Hayat hikâyelerini ve yaşadıkları zorlukları İLKHA'ya anlatan Bayram Tutkaç ve Ferhat Bozkurt isimli iki bedensel engelli arkadaş, hayatlarında unutmayacakları anılarının olduğunu belirterek azimle aşılmayacak hiçbir engelin olmadığını ifade ettiler.

"Kader bir ay arayla ikimizi bedensel engelli yaptı"

Aynı yıl içerisinde, bir ay aralıkla bedensel engelli olduğu arkadaşıyla hayata tutunduklarını dile getiren Artık Saklanmak İstemiyorum Bitlis Engelliler Derneği( ASİBED) Başkanı Bayram Tutkaç, "Ferhat ile yaklaşık 25 yıldır tanışıyoruz. İkimizde farklı matbaalarda çalıyorduk. Kader odur ki aynı yıl içerisinde, bir ay arayla ben ateşli silahla yaralanma sonucu engeli olurken Ferhat arkadaşım trafik kazası sonucu bedensel engelli oldu. 20 yıldır her günümüz birlikte geçiyor. Birbirimizden destek alıp hem derneğimizi, hem de engelli arkadaşlarımızla birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyoruz." dedi.

"Aslında hiçbir engellimiz yok. Toplumun karşımıza çıkardığı engellerden başka"

Böyle bir durumun başıma geleceğini hiç düşünmediğini belirten Tutkaç, şunları söyledi: "Ama herkesin başına gelebilecek bir şey. Bunun farkında olabilmeyi önceden çok isterdim. Onun için şimdi engelli olmayan bireylerin başına yarın ne geleceğini bilip, yaşamaları lazım. O yüzden kreşleşmiş bir laf vardır, 'Herkes bir engelli adayıdır' diye. Pek bu lafı sevmem. İnsan onun gibi yaşamalı ki yarın başına ne geleceğini bilmediği için, toplumdaki engellilerinde yardımına koşmalı ve onlarla bir olmalı diye düşünüyorum. Engelli arkadaşlarımızla bir aradayız ve mutluyuz. Birbirimize destek olabiliyoruz. Aslında hiçbir engellimiz yok. Toplumun karşımıza çıkardığı engellerden başka. Dünya engelliler günü münasebetiyle şu an ilgi görüyoruz. Umarım bir gün değil, her gün ilgi görürüz. Hayatımda unutmadığım ve unutmayacağım çok anılar oldu."

"Engelliliğin aslında bize verilen bir sınav ve lütuf olduğunu düşünerek, şükretmeye başladık"

İlk engelli olduğunda çok sıkıntılar yaşadığını, zamanla bu sıkıntıları aşarak hayata daha güzel tutunmaya çalıştığını vurgulayan Tutkaç, engelliliğin bize verilen bir sınav ve lütuf olduğu düşüncesiyle şükrettiğini söyledi.

Tutkaç, "İlk engelli olduğumda 2 yıl evden hiç çıkmadım. Toplumdan soyutlanmıştım. İlk kez tekerlekli sandalyeye binip dışarı çıkmıştım. İnsanların ilk bana bakış açıları çok acayip geliyordu. Bir hastaymışım, acınacakmışım gibi insanların yaklaşımı beni rahatsız etti. Sonra bu durumu değiştirmek adına çok çalıştım. Engelli olma duygusu beni çok yaralamıştı. İnsanlar yürüyor da ben niye sandalyedeyim? Çok kendime dert etmiştim. Ama zamanla insanların başına neler gelebileceğini, neler olabileceğini görünce, düşününce, engelliliğin de aslında bize verilen bir sınav ve lütuf olduğunu düşünerek şükretmeye başladık. Bu doğrultuda hayatımız daha güzelleşmeye başladı." diye konuştu.

1999 yılında geçirdiği bir trafik kazsı sonucu bedensel engelli kaldığını, kendisi gibi aynı yıl içinde engelli olan arkadaşıyla hayata tutunmaya çalıştığını belirten ASİBED Başkan Yardımcısı Ferhat Bozkurt, şimdi de kendileri gibi bedensel engelli olan arkadaşlarına umut olmaya çalıştıklarını belirtti.

Bozkurt, o günleri şöyle anlattı: "Yaklaşık 20 yıldır engelliyim. 1999 yılında bir trafik kazası sonucu engelli kaldım. Dernek Başkanımız Bayram Tutkaç ile kazadan önce tanışıyorduk. Zaten ikimiz de karşılıklı olan farklı matbaalarda çalışıyorduk. Kazadan sonra yaklaşık bir yıl hastanede kaldım. Hastaneden çıktıktan sonra Bayram arkadaşımın ateşli silahla yaralanma sonucu engelli kaldığını öğrendim. Tabii ki yakın arkadaşım olduğu için, bu beni bayağı üzdü. Ama sonuçta Allah'tan gelen bir şey şükretmek lazım. Biz pes etmedik. Bayram ile tekrar görüşmeye başladık telefonla bir şekilde iletişime geçmeye başladık. Bir süre böyle devam etti. Ondan sonra artık saklanmak istemiyorum ve Bitlis Engelliler Derneğini kurmaya karar verdik." dedi.

"Derneğimizi kurarak bizim gibi bedensel engelli olan arkadaşlarımıza umut olduk"

"Derneği kurduktan sonra da bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Evden çıkamayan arkadaşları, dışarıya çıkarmaya çalıştık." diyen Bozkurt, dernek çalışmaları hakkında da şu bilgileri verdi: "Evlerinden çıkararak sosyal hayata alıştırmaya çalıştık. Bunların yanında çeşitli kursları vermeye başladık. Engelliyi cezp edebilecek bağlama kursu, satranç, masa tenisi, yüzme gibi kurslar verdik. Engelliyi heveslendirip de evinden çıkarabilmek için uğraşlar verdik. Daha sonra bu kütüphanemizi kurduk. İşte evinden hiç çıkamayan engelli arkadaşlarımız var. Kitap okumayı isteyenlerin evlerine kitap götürüyoruz. Hani okusunlar. Bu sürekli dönüşümlü olarak bizi aradıklarında elimdeki kitap bitti. Yenisini getirebilir misin diye? Biz de bunları tekrar götürüyoruz. En azından hani evdeyken sıkılmasın. Okuyarak bakış açısını değiştirebilir diye. Onun dışında dernekte kendi aramızda yaptığımız etkinliklerimiz var. Genelde zamanımızın çoğu burada geçiyor. İl dışına götürdüğümüz engelli arkadaşlarımız var. Bitlis'in dışına hiç çıkmayan arkadaşlarımız bunlar.  Bunları elimizden geldiğince çeşitli kurumların vasıtasıyla ve kendi imkanlarımızla dışarıya götürmeye çalışıyoruz. Farklı yerler ve insanlar tanımaları açısından."

"Bütün dostluların çıkarsız ve menfaatsiz olmasını istiyorum"

Ailesinden daha çok bedensel engelli olan arkadaşıyla vakit geçirdiğini hatırlatan Bozkurt, birçok güzel anılarının olduğunu belirtti.

Bir anısını hatırlatan Bozkurt, "Anlatacak birçok anımız vardır aslında. Şu an hangisi anlatacağımı bilmiyorum. Biz Bayram ile beraber 15 engelli arkadaşımızla Adilcevaz ilçemizde bulunan Aygır Gölü'nde kamp yaptık. 3 gece kampta kurduğumuz çadırlarda yaşadık. Kendi başımıza, kendi imkanlarımızla, yemeğimizden suyumuza, günlük bakanlarımıza kadar hepsini biz yaptık. Böyle bir güzel maceramız olmuştu. Dernek'teki diğer arkadaşlarla da çok güzel anılarımız oldu. Bayram ile yaklaşık 25 yıllık bir dostluk bağımız var. Kardeşimizden, anne ve babamızdan, ailemizden daha çok gördüğünüz bir insan. Öyle bir dostum olduğu için de şanslı olduğumu hissediyorum. Bütün dostların böyle uzun süreli güzel olmasını istiyorum. Çıkarsız ve menfaatsiz ve herkesin böyle bir dosta sahip olmasını isterim." diye konuştu. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

Kategori: Güncel