Advert
'Vakıf olarak din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın yardım yapıyoruz'
Umut Kervanı Vakfı Genel Başkanı Cengiz Kurtaran, 'Hayırseverler ve yardıma muhtaç kimseler arasında köprü görevi görerek, din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan muhtaç olan tüm kesimlere yardım ulaştırma gayreti içerisindeyiz' dedi.
'Vakıf olarak din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın yardım yapıyoruz'

2013 yılında hayır kervanına katılan ve kuruluşundan bu yana gerek Türkiye'de gerekse yurt dışında farklı birçok ülkede yardım faaliyetleri yapan ve muhtaçlara yardım elini uzatan Umut Kervanı Vakfı, hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü vazifesini görmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde yapılan yıllık istişare sonucunda 2 yıl Genel Başkanlık görevini sürdüren Abdulbaki Yeşilmen, görevini yeni dönemde Cengiz Kurtaran'a devretmişti. Yapılan değişiklik sonrasında yeni dönemde daha fazla gayret sarf edilerek eskisinden daha fazla yardıma muhtaç insana ulaşılması hedefleniyor.

Vakfın kuruluşu, misyonu ve faaliyet alanıyla ilgili birçok konuda İLKHA,ya değerlendirmelerde bulunan Umut Kervanı Vakfı  Genel Başkanı Cengiz Kurtaran, hayırseverler ve yardıma muhtaç kimseler arasında köprü görevi gördüklerini ve din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan muhtaç olan tüm kesimlere yardım ulaştırma gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Kurtaran, "Vakfımızın kuruluşu 2013 yılında gerçekleşti. Vakfımızın kuruluşuyla beraber gerek ülkemizde gerek diğer coğrafyalarda ihtiyaç sahibi olan insanlara ulaşarak onların ihtiyaçlarını giderebilmek için bir çatı altında toplanmak amacıyla 5 arkadaşımızla birlikte bu vakfı kurduk. Vakfımız 2013 yılından beri çalışmalarını sürdürüyor. Biz toplumda nitelikli bireylerin yetişmesi için ekonomik ve sosyal olarak fakir, yetim, ihtiyaç sahibi olan her kesim için kucaklayıcı bir program çerçevesinde onların ihtiyaçlarını gidermek için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz" dedi.

"Uluslararası olarak çalışan bir vakıfız"

Biz sadece belli bir coğrafyaya değil, ülkemiz başta olmakla beraber birçok kıta ve ülkede yardım faaliyetlerimiz devam ettiğini ifade eden Kurtaran, "Biz uluslararası olarak çalışan bir vakıfız. Bu konuda da projelerimiz var ve bu çalışmalarımızı inşallah daha da hayırseverleri ihtiyaç sahipleriyle buluşturacağız. Sadece tek bir coğrafyaya değil bütün insanlığa hizmet etmek istiyoruz. Vakfımızın genel amacı budur. Bunu özellikle vakıf tüzüğümüzde de belirttik. Ayrıca vakfımızın bünyesinde bulunan uzlaşı komisyonuyla, gerek aile içi gerek ticari olarak insanların arasındaki anlaşmazlıkları gidermek için elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz." diye konuştu.

"Farklı kurumlarla protokol imzalayarak işbirlikleri yapıyoruz"

Türkiye ve dünyada bulunan farklı kurum ve kuruluşlarla işbirliği imzalayarak yardım faaliyetleri yaptıklarını belirten Kurtaran, konuşmasını şu şekilde sürdürdü;

"Ülkemiz içerisinde iş birliği yaptığımız 33 tane yardım derneği var. Onlarla protokol imzalayarak kendi çevrelerinde bulunan ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya, onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz. Bununla beraber yurt dışında da Afrika ülkeleri ve diğer birçok ülkede çalışmalarımız var. Orada bulunan resmi kurumlarla protokol yaparak çalışmalar yapıyoruz. Bugüne kadar beraber gayet uyumlu bir şekilde çalışarak çok güzel hizmetlerde bulunduk. Başta Arakan, Uganda, Yemen, Suriye ve diğer birçok yerde projelerimizi gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Vakıf bünyesinde başta yetim sponsorluğu projesi olmak üzere kardeş aile projesi, öğrenci bursu, gıda ve giyim yardımı gibi temel projelerimiz var. Bu projelerimizi senenin 12 ayı boyunca gerçekleştiriyoruz. Bununla birlikte ani olarak vuku bulan sel, deprem gibi durumlar karşısında mümkün mertebe ekip oluşturarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. Doğal afetlerle birlikte sömürülen, zenginlikleri ellerinden alınan ve yoksullaştırılan birçok Afrika ülkesine de yardımlarımızı ulaştırmaya çalışıyoruz. Birçok ülkede savaş hali söz konusu ve bunun en açık örneği Yemen. Gerçekten içimizi acıtıyor. Oradaki feryada kayıtsız kalamayız. Onun için şu anda ön planda olan Yemene yönelik bir çalışmamız var. Orada açlıkla boğuşan yaklaşık 20 milyon insana umut olmaya, yardımlarımızı en şeffaf bir şekilde ulaştırmaya çalışıyoruz."

"İhtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz"

Afrika'da su sorunu olduğunu ve oradaki fakirler ile hayırseverler arsında köprü olarak su kuyusu açtıklarını ifade eden Kurtaran, "Afrika'da su surunu var, orada su kuyuları açıyoruz. Birçok ülkede yine katarakt sebebiyle dünyaları karanlık olan insanların ameliyatlarını gerçekleştiriyoruz. Afrika'ya yardım çalışmaları için giden gönüllülerimizin hazırladıkları raporları göz önünde bulundurduğumuzda o insanların yer altı kaynaklarının olduğunu ve ülkemizden daha da zengin olduklarını görüyoruz. Ama sömürü ülkeleri tarafından kaynakları ellerinden alınarak fakirleştirilmişler. Elimizden geldiğince onların ihtiyaçlarını karşılamak için gayret sarf ediyoruz. Ülkemiz içerisinde bize gelerek başvuruda bulunan ihtiyaç sahibi insanlar var. Biz istiyoruz ki hepsinin umudu olalım ama gerçekten şu an imkânlarımız kısıtlı. Bu konuda duyarlı olan kardeşlerimiz var ve bunlardan gelen yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz." şeklinde konuştu.

"Yardım için başvuru yapanların durumunu yerinde tespit ediyoruz"

Kurtaran, "Bize başvuran ihtiyaç sahiplerini öncelikle bir ekiple birlikte kendilerini evlerinde ziyaret ediyoruz. Orada onların durumlarına vakıf oluyoruz. Ev durumları nedir, aile bireyleri nasıldır, kiraları ne kadardır gibi konularda bilgi sahibi oluyoruz. Bunu tam olarak tespit ettikten sonra komisyonumuzun verdiği karara göre hangi derecede ihtiyaç sahibi olduğunu belirliyoruz. Eğer aile birinci derecede ihtiyaç sahibiyse her ay, ikinci derecede ise 3 ayda bir, üçüncü derecede yardıma muhtaç bir aileyse yılda bir yardım yapıyoruz. Keşke imkânlarımız el verse de gelen bütün çağrılara cevap versek, hepsinin ihtiyacını giderebilseydik. Bu bizi daha fazla mutlu ederdi. Kuruluş amaçlarımızdan birisi de budur ama imkânlarımız kısıtlıdır." dedi.

"Vakıf olarak din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın yardım yapıyoruz"

Hayırseverlerin yaptıkları yardımlar haricinde farklı bir gelir kaynaklarının olmadığını da belirten Kurtaran, "Bizim herhangi bir yerden almış olduğumuz bir desteğimiz yok. Ana kaynağımız varlıklı hayırsever vatandaşlarımızdır. Biz oluşturduğumuz projelerle hayırseverlere giderek bilgilendirme yapıyoruz. Buradan gelen yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü olmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla yardım yapacak kişi zengin olmayabilir ama yüreğinde acıyı hissetmiş ve hissettiği acıya kendisi ilaç olmak istiyorsa gelip bizim aracılığımızla, ya da başka bir yardım kuruluşunun aracılığıyla da yardımcı olabilirler. Vakıf olarak biz herhangi bir din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın yardım yapıyoruz. Sadece Müslümanlara yardım etmek için gayret sarf etmiyoruz. Toplumda yardıma muhtaç olan, bu konuda bize ihtiyaç duyan herkese el atmaya çalışıyoruz. Gerek maddi gerekse manevi anlamda ihtiyacını gidermek için gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Gönüllü üye olan binlerce kardeşimiz var"

Vakıf çalışanları ve yaptıkları fedakârlığa değinen Kurtaran, "Vakıf bünyesinde az bir ücretle fedakârca çalışan birkaç arkadaşımız var. Bununla birlikte vakfımızın resmi olarak üyesi olmayıp gönüllü olarak gününün tamamını ya da bir kısmını bizlere adayıp bu konuda gayret sarf eden binlerce çalışanımız var. Bir proje olduğu zaman kendilerine ihtiyaç duyulan alanda koşarak yardımımıza geliyorlar. Çalışan personellerimizi periyodik olarak hizmet içi eğitime tabi tutuyoruz ve onlarla istişare ediyoruz. Elhamdülillah bu konuda arkadaşlarımız bilinçli bir şekilde işlerini yapıyorlar. Kendi üzerlerine düşen her türlü görevi de layıkıyla yapmaya çalışıyorlar" dedi.

"Gelin ihtiyaç sahiplerine, yetimlere, engellilere el atalım"

Hayırseverlere çağrıda bulunarak herkesin Allahu Teâlâ'nın kendilerine verdiği rızıktan infak etmelerini isteyen Kurtaran, son olarak şunları kaydetti;

"Allahu Teâlâ'nın kendilerine verdiği rızıktan arta kalanını bir hayırsever olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalarını istiyoruz. Bu bizim ya da başka bir hayır kurumunun aracılığıyla olabilir. Bu çok fazla önemli değil. Önemli olan toplumdaki yardımlaşma olgusunun oluşmasıdır. Çünkü biz inanıyoruz ki Müslümanlar bir bedenin azaları gibidir. Vakıf olarak vücudu bir bütün olarak görüp tedaviye muhtaç olan azayı tespit edip topluma sunuyoruz. Topluma sunduğumuz bu azanın tedavisi için de hayırseverlerden yardım istiyoruz. Bu konuda vatandaşlarımız gerçekten duyarlılar. Kimisinin kendi evinde ihtiyacı olmasına rağmen fedakârlık yaparak ihtiyaç sahibi olanların ihtiyacını gideriyor. Biz vatandaşlarımızdan özellikle hayır yolunda adım atmalarını istiyoruz. Bu yardımı kendi hayatlarında belli bir zamana değil, bir program şikelinde yapmalarını istiyoruz. Aylık olabiliyorsa aylık, aylık yapamıyorsa birkaç ay arayla yardım yapsın ve kendi hayatında bir ihtiyaç sahibine el atmasını istiyoruz. Sizin vasıtanızla vatandaşlarımıza diyoruz ki gelin ihtiyaç sahiplerine, yetimlere ve engellilere sahip çıkalım." (Nizamettin Aşkın- İLKHA)

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'

'Yusufîler gündemimizden asla düşmemeli'
 

Kategori: Güncel